Yönetmen Kutluğ Ataman’ın dönüş hızı düşmüyor

Yönetmen Kutluğ Ataman, bilhassa Gezi protestoları zamanında gösterdiği süratli değişiklik ile gündemi meşgul etmişti.
Başta, eylemlere desteklediği görülen Ataman’ın yön değiştirdiği, hatta eylemlere katılanları ‘Ergenekon’un uzantıları’ olarak söylemeye başlamıştı.
Ardından bu minvalde yapmış olduğu açıklamalarla bazı zamanlar gündemi meşgul eden Ataman, içerisinde ‘La İlahe İllallah’ yazan ‘Su’ isimli eserini Külliye’ye armağan etmişti.
İktidara olan yakın duruşunu korumaya süren yönetmen, aynı senenin Ağustos ayında Sabah Gazetesi’ne verdiği röportajda, ‘eskiden’ benimsediği sol görüş ile ilgili şu lafları söylüyor:
“…
Sol diyorum fakat ben de kendimi toplumcu olarak görüyorum. Türkiye’deki sol sol değil bence. O kafa yalnızca kendi ideolojisi olsun istiyor. Mesela ağalık sistemi bizim buralarda yoktur. Güneydoğu’da olmuştur.
– Bizdeki sol niye sol değil?
– Arkaik sol diyelim ona. İnsanlar değişiyor, Türkiye dışına çıkıyor ve görüyorlar. Hayat değişiyor. Sovyetler çoktan yıkıldı. Bizde hâlâ slogancı, öğrenilmiş, dogmatik bir sol var. Ben onu olası olmasıyla birlikte faşist buluyorum. Kendi çevremden de görüyorum, yavaş yavaş onlar da kendi özeleştirilerini yapıyorlar. En azından bir bölümü.”
Kutluğ Ataman, son zamanlarda yapmış olduğu toplumsal medya paylaşımlarıyla tekrar gündemde, öne çıkansa ‘yine’ değişen fikirleri.
Günümüzdeki Ataman, depremlerin sonrasında Erdoğan’a gönderme yapmış olduğu söylemlerle öne çıkmaya başladı.
Bir misal vermek gerekirse:
Erdoğan’ın Adıyaman halkından helallik istemesini, gene Erdoğan’ın Kızılay’ı eleştirenler için kullandığı laflarla ti’ye aldı.
Önümüzdeki günler ne gösterir kim bilir fakat Kutluğ Ataman’ın, eserlerinden oldukça değişen fikirleriyle öne çıkacağı tahmin edilebilir gibi duruyor.